Hastalık Tedavisi, Şifalı Bitkiler, Sivilce Tedavisi

Genetik Görme Problemleri – Göz Hastalıkları

Dünya üzerinde rastlanan birçok görme problemi mevcuttur. Bu görme problemi gözümüzün belirli bir yeri tam olarak görememesi veya net olarak görememesiyle anlaşılır. Her görme probleminin kendisine göre sorunu ve belirtileri vardır. Bu yüzden görme problemleri kolayca birbirinden ayrılabilir, birbirinden ayırt edilebilir. Göz rahatsızlıkların birçok sebebi olduğu için kolayca incelenmesi amacıyla birçok da kategoriye ayrılmışlardır.

 

  1. Presbiyopi:

    Genç yaştaki bireylerde esnek ve yumuşak lens kullanımı uzağımızdaki ve yakınımızdaki nesnelere kolayca odaklanmamızı sağlar. Fakat yaş ilerledikçe ve 40’ı geçtiğinde artık gözümüzdeki lifler bu lensi tutmamaya başlayacaktır. Ve ortaya odaklanamama sorunu çıkacaktır. Yakını görmek ve okumak bir hayli zorlaşır. Bu durum yaşlandıkça yani yaş ilerledikçe ortaya çıkar ve buna presbiyopi adı verilir.

 

  1. Hipermetropi:

    Hipermetrop hastası olan kişiler yakınlarındaki obje ve nesneleri görmekte zorlanırlar. Hipermetrop hastalarının hipermetropi hastalığı ilerlediği zaman ve çok ileri bir seviyeye ulaştığı zaman hastalar artık uzağı da görememeye başlayacaklardır. Gözümüzün ön tarafındaki arka çapın az olmasının sonucunda hipermetropi hastalığı ortaya çıkar. Genetik bir hastalıktır.

 


  1. Miyopi:

    Miyop hastası olan kişiler yakını görebilirler fakat aksine uzağı göremezler. Miyop, hipermetrop hastalığının tam tersi olarak gözün ön tarafındaki arka çapın fazla olmasıyla ortaya çıkar. Bu yapısal bir özellik olmak üzere genetik olarak geçiş imkanı sıktır. Teşhis dönemi olarak 8-14 yaş arasındaki çocuk yaşlarda tespit edilir. Gözdeki miyobun değeri 6 dereceye kadar olduğunda basit miyopi olarak adlandırılır. 6 dereceyi geçtiğinde ise yüksek miyopi adını alır.

 

  1.  Astigmatizm:

    Gözde tam bir odak noktasının oluşamaması durumudur. Bu hastalık hem uzağı hem de yakını görememe durumudur. Miyopi ve hipermetropi hastalıklarıyla birlikte görülebilmesi mümkün bir durumdur. 

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

  1. Orxan dedi ki:

    Havucun içerdiği A vitamini nedeniyle göze iyi geldiğini bilmeyen yoktur. Ancak göz sağlığı için faydalı tek besin havuç değil. Dünyagöz Etiler Hastanesi’nden Op. Dr. Elvan Yalçın, gözün doğal olarak ihtiyaç duyduğu vitaminlerin başında A, E, C ve B2 vitaminlerinin geldiğini söyledi. Dr. Yalçın, Omega 3 ve 6 yağ asitleri ile çinko ve magnezyum gibi minerallerin de göz sağlığına faydası olduğunu anlattı.
    A VİTAMİNİ GECE KÖRLÜĞÜNÜ ÖNLÜYOR
    Gözlerimizin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eden A vitamini, yetersiz alındığında gözün üç bölümünü birden etkiliyor. Retinadaki rod hücrelerinin A vitamini yetersizliğine karşı hassas olduğunu söyleyen Dr. Yalçın, A vitamini eksikliğinin gözün bölümlerinde kuruluğa neden olarak görmeyi olumsuz etkilediğini belirtti.
    Dr. Yalçın, A vitamininin yeterli miktarda tüketilmesinin başta gece körlüğü, olmak üzere makuladejenerasyonu ve katarakt oluşumunu geciktirdiğini vurguluyor.
    A vitamini genellikle hayvansal gıdalarda buluyor. Yumurta ve süt ürünleri yemeyen vejeteryan kişilerde A vitamini eksikliği görülebiliyor. Balıkyağı ve karaciğer, böbrek, süt, yumurta sarısı, buğday, havuç, mantar, baklagiller, fıstık, ceviz ve domates, A vitaminini bol bulunduran besin maddelerinin başında geliyor.
    B2 EKSİKLİĞİ KAŞINMA VE YANMA YAPIYOR
    Enerji üretimi, cilt, saç, tırnak ve göz sağlığı için önemli, deri ve göz sağlığı için gerekli olan B2 vitamini,göz yorgunluğunu azaltıyor. Dr. Yalçın, B2 vitamini eksikliğinde gözlerde yanma, kaşıntı, ışığa karşı hassasiyet ve kornea hastalıkları gibi göz rahatsızlıklarının oluşabileceğine işaret ediyor. Karaciğer, yağsız süt, yoğurt, peynir, ısırgan otu, adaçayı, ıspanak, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerle balık, baklagiller ve tahıllarda bol bulunan B2’nin yeterli alınması gözlerde katarakt oluşumunu önlüyor.
    E VİTAMİNİ RETİNAYI KORUYOR
    Yağda eriyen ve güçlü bir antioksidan olan E vitamini, kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenlemenin yanı sıra kronik göz hastalıklarından korunmada da fayda sağlayabiliyor. Zeytinyağı, ayçiçekyağı, ceviz, badem, tereyağı, kırmızı et, brokoli, ıspanak gibi yeşil yapraklı bitkiler ile kivi, mango ve muzda bol bulunan E vitamini, retina dejenerasyonunu önlemede faydalı olabiliyor.
    C VİTAMİNİ DİYABETİK RETİNOPATİYE KARŞI
    Vücut ve göz sağlığı için en gerekli vitaminlerden biri olan C vitamininin gözleri katarakt ve makuladejenerasyonuna kaşı koruduğunu belirten Dr. Yalçın, diyabet hastalarının gözlerini korumak için düzenli olarak C vitamini almalarını öneriyor. Zira C vitamini, diyabet hastalarında şekerin sinir ve damarlarda yaptığı hasarı önlüyor. Bu da C vitamininin diyabetik retinopatiyi önlediği anlamına geliyor.
    OMEGA, GÖZ KURULUĞUNU ÖNLÜYOR
    Araştırmalar, beyin ve göz sinirlerinin gelişiminde büyük önem taşıyan Omega 3 ve 6 yağ asitlerinin, göz kuruluğunu azalttığını ortaya koyuyor. Balık, ceviz ve keten tohumundan önemli miktarda Omega 3, mısırözü, soya ve ayçiçeği yağındanda Omega 6 yağ asitleri alınabiliyor.
    ISPANAK VE KABAK GÖZE BİRE BİR
    Dr. Yalçın, göz sağlığını destekleyen diğer gıda maddelerini şöyle sıralıyor: “Üzüm çekirdeğin içinde çok kuvvetli bir antioksidan vardır. Bazen makuladejenerasyonunda ve diyabet hastalığında oluşan damar ve sinir hasarından korunmak için alınır.
    Mısır, “Zeaksantin” adlı bir bitkisel bileşim içerir. Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır. Ispanak ve kabak, göz sağlığı için bire birdir. İçerdikleri lutein, ışığın zararlı etkisini önler, zeaksantin ve mesozeaksantin göz dibindeki makula bölgesinde bulunan bir pigmenti oluştururlar. Makuladejenerasyonu yani halk arasında sarı nokta diye bilinen göz hastalığı ve katarakt, ıspanak ve kabağı bol tüketenlerde daha az görülüyor.”

  2. emre dedi ki:

    Benlm gozlerimde genetik bozukluk var sebebini bilmiyorum sekiz sene once doktur bana gozlerini tedavisi yok demisti gozluk vericekmiainiz diye sordum kucuk yastA veremeyiz dediler on sekiz yasinda vericez dediler sebeblde benim buyumemi engelliyomus bunun sebwbini ogrenmek istiyorum

    1. Kadircan dedi ki:

      Uzaktaki bir yazıya baktığımda (ort. 1,5 mt. uzaktan.) örnek olarak ”EYL” yazısının önüne bir karartı geçiyor ve o yazıyı ancak yakından görebiliyorum (ort. 50 cm. yakından) 1. dr. genetik bir rahatsızlık olduğunu 2. doktor ise olayı çözemediğini ve 2 hafta sonra terstlerin yapılacağını ve devamlı olarak her 1 yıl veya 6 ay da muayne için gelmemi söylüyor hiçbir hastalığım yoktur cevaplarsanız sevinirim…

    2. TALHA dedi ki:

      Emre Bey gözlerinizdeki sorunu biraz daha açıklar mısınız ?

  3. yakup dağlı dedi ki:

    Gunese. Ciktigim. Zaman gozlerimi acamiyorum. Gece kolayca acabiliyorum. Ama. Kucuklukten beri. Bu hastaligi cekiyorum. Ne olur bir tedavisi varmidir. Lutfen yardim ci olun. Bana. Genetik bir goz rahatsizligi. Oldugunu soyluyor doktorlar. Telefon numaeam. /* telefon numarası paylaşmak yasaktır. */. Lutfen bana. Yardim edin.

  4. Gizem Çiftci dedi ki:

    Merhaba ben lise birinci sınıf öğrencisiyim ve yaklaşık 1 sene önce okulda tahtadaki küçük yazıları görememe nedeniyle doktora gittim. Yapılan testlerde gözün arkasındakı sinirlerde görme geriliği olduğu tespit edildi. Söylediklerine göre kalıtsal bir hastalıkmış çünkü annem de de aynı sorun var. Annem 48 yaşında ve görme problemimiz aynı. Bize yapılan açıklamada ise annem bu yaşına kadar nasıl görüyorsa ben de öyle görecekmişim , kalıtsal olduğu için tedavisi yokmuş.. Ben sizden de bilgi almak istiyorum bu hastalık hakkında. Şimdiden teşekkürler..

Yorum Yaz